Anne olma isteğini hiçbir duygu bastıramıyor !

tupbebek-aysun-lacinBu ay sizler için Ardıçlı’da yaşayan Laçin ailesinin evlerine misafir olduk. O kadar mutlular ki çok yakın bir zamanda evlerine yeni bir yaşam, Tuna bebek geldi. Bu sohbetimizde geç yaşta anne olan bir doktorun. Aysun Laçin’in hislerini ve tüp bebek konusunda birçok detaylı bilgiyi bir arada bulacaksınız.

Sizi tanıyarak sohbetimize başlamak isteriz… 1965 Denizli doğumluyum. Ilk orta ve lise öğrenimimi Denizli’de tamamladım. 1983 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne başladım ve 1989 yılında mezun oldum. Mecburi hizmetin ardından Istanbul’da ihtisasırnı tamamladım. Tıp doktoruyum, kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyım. 2004’ten buyana özelikle de ilgilendiğim konu tüp bebek. Evliyim. 2,5 aylık bir oğlum var, Tuna bebek. Yaklaşık 2.5 yıldır Bahçeşehir Ardıçlı Evlerde oturuyoruz. Sitemizden ve Bahçeşehir’den çok memnunuz.

Tüp bebekteki son yeniliklerden bahseder misiniz?

Tüp bebek yöntemi artık çok yaygın, ne yazık ki ülkemizde de tüp bebek hastası her geçen yıl artıyor. kısırlıkta artış var. Özellikle de erkek kısırlığında artış görüyoruz.

Bu artışı nelere bağlıyorsunuz?

Biz bunu daha çok çevresel faktörlere bağlıyoruz. Erkekleri uyarmak isterim, cep telefonlarının erkek sperm sayı ve hareketini azalttığına dair çok ciddi kanıtlar var. Ülkemizde de ciddi tıp dergilerinde yayınlanmış çalışmalar var. Erkekler alışkanlık olarak telefonlarını kemerlerine takıyorlar, ön cep-lerinde taşıyorlar, biz istiyoruz ki mümkün olduğunca vücudundan uzak dursun ve konuşma sırasında da ya hoparlörle konuşulsun ya da kulaklık kullanılsın. Kadınlarda sıklıkla yaşadığımız sorun tüp tıkanıklığı, enfeksiyon geçirmiş olması, büyük ameliyatlar geçirmiş olması diyebilirim. Hava kirliliği, beslenme alışkanlıktan da etkili.

Siz de ileri yaşta anne olan bir kişisiniz, tüp bebek yöntemini mi kullandınız?

İleri yaşta bir anneyim, ancak anne olmanın hakikaten yaşı yok, anne olma isteğini bastıramıyor sunuz hiçbir şekilde. Tereddütleriniz oluyor, bu yaştan sonra çocuk sahibi olsam ne olur. bebeğimde bir sorun olur mu diye düşünüyorsunuz ama anne olma isteğinin önüne geçemiyorsunuz. Benim ki tüp bebek olmadı aslında, Bu arada doktorum eşim Selman bey. Biz yaklaşık 6 ay kadar tedaviyle uğraştık, olsun diye uğraştık. Bu dönemde hastalarımın durumunu çok daha iyi anladım. Tüp bebek tedavisine girdiğini zaman bugüne kadar yüzlerce kişinin tedavisini yaptım ama onları daha iyi anlama fırsatım oldu bu dönemde. Tüp bebek olamadan o arada büyük bir şans eseri mucize olarak doğal yollarla gebe kaldım. Başta bizde inanamadık. Hatta ilk testirni yaptırdığım zaman inanamadım ve kendi hastanem de yaptırtmadım testi. Çünkü laboratuara gideceğim gebelik testi yaptıracağım, bütün personel meraklı gözlerle bana bakacak, acaba sonuç ne çıkacak diye heyecanlanacağımı biliyorum. Olumsuz olduğu takdirde çok üzüleceğim. istemedim. Komşu bir hastaneye gidip testimi orada yaptırdım. Sonucumu aldığım zaman da inanamadım zaten. Ilk kan değerim 72 çıktı.

Burayı hızlı geçmeyelim o anları saniye saniye paylaşır mısınız?

Danışmadaki bayan bana sonucumu verecek ama zarfa koymaya çalışıyor, bende açmayacağım, arabada açarım dedim kendime. Olur da negatif sonuç görünce kendimi kötü hissederim diye düşündüm. O sırada başka bir hasta gelip meşgul etti görevliyi, o da zarfa koymakla uğraşamadı direk sonucu önüme attı, gördüm ve orada kaldım, inanamadım. Hastalarımdan tecrübelerimde o anları onlarla birlikte yaşıyoruz genelde. Tedavilerini tamamladıktan sonra test sonucunu bekliyoruz hep birlikte, bize sonuç getiriyorlar ve genellikle pozitif gözünüz aydın dediğimiz zaman, büyük bir kısım hemen hemen tamamı ağlıyor. Çok ilginçtir bende öyle olmadı, ben kahkahalarla güldüm. İlk kalp atışlarını gördüm yine kahkahalarla güldüm, sadece doğumda bebeğirni ilk gördüğüm zaman tabi tutamadım kendimi.

45 yaşını geçmiş birçok bayan için “benden artık geçti”, “artık bu saatten sonra olmaz” gibi ön yargıları oluyor. Ancak bunun tersinin en canlı örneği sizsiniz.

Tavsiyelerinizi paylaşır mısınız? Anne olmanın yaşı yokmuş. Daha önce söylediğim gibi anne olma isteğinin önüne hiçbir şey geçemiyor. 45 yaş tabii ki çok riskli bir yaş. Biz hekim olarak 45 yaşında gelen bir hastalarımıza tabii ki çok çok büyük umutlar veremiyoruz. Belirli istatistikler var ama imkansız değil. Elbette 20li, 30.lu yaşlarda gebe kalmak çok daha kolay ama hala düzenli adet görüyorsa bir hanım ve muayene sonuçlarında hala yumurtaları varsa, hormonlarında belirli bir yükselme olmamışsa denesinler diyorum. Elbette biz onlara diyemiyoruz ki “yüzde 80 gebe kalacaksınız”, böyle bir şey söyleyemeyiz, söylersek yalan olur. Belli bir oran vardır ama umutlarını kaybetmesinler. Deneme imkanları varsa mutlaka denesinler ta ki doktorları bu işi yapmayalım, bırakalım diyene kadar.

Tüp bebekte tıp ülkemizle dünya ülkelerini kıyasladığınızda nerede?

Türkiye’nin durumu oldukça iyi. Tüp bebek konusunda da, genel anlamda da tıpta ilerideyiz, ama en iyisi kim derseniz Amerika Birleşik Devletleri diyebiliriz. Avrupa bizden daha iyi değil, bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Türkiye’de bir çok merkez Amerika’daki merkezlerle eş değerde. Kendi merkezinize, laboratuarımıza bu konuda çok güveniyorum. Gerek malzeme açısından gerekse uygulama şartları açısından epey yol aldık. Personel deneyimi ve yeteneği açısından da hiçbir farkımız yok. Avrupa’dan çok hastamız gelir, İngiliz, Fransız hastalarımız oluyor. Iraklı, Libyalı hasta da alıyoruz, Amerikalı hasta bile alıyoruz.

Bir bayan en fazla kaç kez tüp bebek yaptırabilir?

Türkiye’de bir kısıtlama yok. Yaş kısıtlaması da yok ülkemizde. Ama bizim tavsiyemiz en fazla yılda 3 ya da 4 uygulamadır. Yumurta olduğu sürece kadında, erkekte de sperm olduğu sürece tüp bebek denemesi yapılabilir. Ama şunu söylemek gerekir ki 3 denemeden sonra gebe kalma şansı azalıyor. İlk 3 deneme de yüzde 80’e yakın gebelik elde edilir ama ilk 3 deneme de elde edileme-miş ise bu oranda düşme başlıyor. Yine de yılmamak lazım onu söyleyebilirim.

Yasal prosedürler nelerdir?

Evli olmayan çiftler yaptıramıyor. Yaş sınırı yok. Karı kocanın hücreleri kullanılıyor. Yabancı hücre kullanılarnıyor. Türkiye’de resmi nikah gerekiyor ve çiftlerin hücreleri gerekli oluyor.

Hastamız denedi olmadı 2. kez denedi olmadı, ne yapması gerekli?

Vazgeçmeli mi? Tabi ki vazgeçmesin. Daha önce söylediğim gibi 3 denemeden sonra şans azalıyor ama tabi ki sıfır değil. imkansız değil. imkansız vakalarda var tabi onlara zaten doktorları söylüyor. “siz artık bir şey yapmayın bu defteri kapatın” çok zor olsa da bunu dediğimiz hastalarımız da var. Umut taciri de değiliz, olmayacak hastaya da “olacak, siz devam edin tedaviye” diyemeyiz.

Kimlerin kesinlikle olmaz mesela?

Erken menopoz olabilir ya da ileri yaşta doğal menopoza girmiş hasta olabilir. Yumurtayı almışızdır, artık çok kalitesizdir, döllenmemiştir ve hastaya nakil yapamamışızdır. 1 denedik 2 denedik 3 denedik hepsinde aynı sonucu aldık ise tekrar hastamızı davet edemiyoruz. Yada erkek faktörü var, sperm yok, gerçi onlar içinde sperm bulma ameliyatları var. Hastamızı bu ameliyata almışız sperm bulamamışız bu hastamıza da tekrar gelin bir daha yapın diyemiyoruz. Rahimle ilgili problemi olan hastalarımız var, rahmi taşıyamayan hastalarımız var. Genetik hastalıklar var ama artık genetik hastalıklar da yapabildiğimiz bir şey var. PGT dediğimiz bir durum var. PGT. embriyo dediğimiz bebek oluştuğu zaman embriyonun genetik olarak incelenmesi durumudur. Çift genetik bir hastalık taşıyorsa tekrarlayan düşükleri olmuşsa bu hastaları biz tüp bebeğe davet ediyoruz. Tüp bebek sırasında bebeklerinde genetiğini inceleyip normal olanları seçip anne rahmine yerleştiriyoruz ve bu hastalarımızı da çocuk sahibi yapıyoruz. Hastalarımız 2 denedi 3 denedi olmadı ne yapalım? Mutlaka genetik araştııma yapıyoruz. Karı koca çiftlerden kan testleri alıp genetik araştırma, bir hastalık mı taşıyorlar ya da kadının vücudunda bebeği reddeden bir durum mu vardır? Bununla ilgili araştırmalar yapıyoruz. Yine histereroskopi dediğimiz rahim içini optik bir cihazla gözetlenmesi işlemini yapıyoruz ki rahirn içinde bebeği tutmayan veya tutmasına engel olan bir hastalık mı vardır onu anlamaya çalışıyoruz. Bu testler sonucunda bir rahatsızlık keşfeder olursak bunun tedavisine yönelik çalışmalar başlıyoruz, alabileceğimiz bir önlem varsa onu alıyoruz, laboratuarımızı uyarıyoruz “bu çiftin böyle bir durumu vardır dikkat şunları yapmamız gerekiyor” diye. Vazgeçmek yok. ta ki doktorunuz size artık olmayacak diyene kadar. Çok zordur bunu söylemek ama söylemek zorunda olduğumuz hastalara tabi ki bunu söylüyoruz çünkü dediğim gibi biz umut taciri değiliz.

Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederiz. Tuna bebekle mutlu sağlıklı nice yıllar… Bizde size çalışma yaşamınızda başarılarınızın devamını dileriz.

Yelpaze Bahçeşehir

Röportaj: Demet Teoman Bingöl

 

Tüp bebek Tadavisi hakkında bilgi ve randevu için Burayı tıklayınız. .

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir